Rinoplastideki deneyimimi, yapısal cerrahiden koruyucu cerrahiye geçip birini geride bıraktığım doğrusal bir yol olarak tarif etmiyorum. Asıl mesele, her ikisinin araçlarını hangi anatomik soruna yanıt vermek için kullanacağımızdır.
“Yapısal mı, koruyucu mu?” sorusu bir başlangıç olabilir; fakat tek başına ameliyat planı oluşturmaz. Burun sırtı, burun ucu ve hava yolu aynı derecede korunmaya uygun olmayabilir. Bir alandaki güçlü mevcut yapı korunurken başka bir alandaki yetersiz desteğin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Erhan Coşkun ile yayımladığımız “Trial, Error, and Expertise” makalesinde yapısal ve koruyucu teknikler arasındaki deneyimimizi bu gelişim içinde ele aldık. Yayın, kişisel cerrahi deneyimin retrospektif değerlendirmesidir; bir yaklaşımın bütün hastalarda üstün olduğunu gösteren randomize bir karşılaştırma değildir. [1]
Bu başlık altında her hastada aynı işlemi yapmayı kastetmiyorum. Önce hangi dokunun şekli ve işlevi bakımından değerli olduğunu, ardından hangi ilişkinin değiştirilmesi gerektiğini belirlerim. Koruma kararı ile yeniden yapılandırma kararı aynı analizin sonucudur.
Ortak editörleri arasında bulunduğum “Structural Preservation Rhinoplasty” kitabı, bu alanı çok sayıda cerrahın katkısıyla ele alır. Başlığın ve yaklaşımın ortak bir bilgi birikimini temsil ettiğini vurgulamak isterim. Farklı cerrahi deneyimlerin aynı kaynakta buluşması, hasta seçimi ve yöntemler arası geçişin birlikte tartışılmasını sağlar. [2]
Burun sırtının korunması tartışılırken sırtın mevcut biçiminin de göz önünde tutulması gerekir. Genişlik veya asimetri gibi sorunların bulunduğu bir sırt, yalnızca yüksekliğinin azaltılmasıyla hedeflenen biçime gelmeyebilir. Koruma hedefi, bu soruları ortadan kaldırmaz.
Ortak yazarı olduğum “Hybrid Dorsal Preservation Rhinoplasty” makalesi, keystone olarak adlandırılan kemik-kıkırdak birleşim bölgesinin bağlantılarını korurken sırtın belirli özelliklerini yeniden düzenleyen bir yaklaşımı ele alır. Bu yayın, koruma ile yapısal düzenlemenin aynı planda birleşmesine somut bir örnektir. [3]
Büyük, geniş veya ekseni belirgin biçimde eğri bir burunda sorun tek bir çizginin düzeltilmesinden ibaret değildir. Sırtın yönü, merkezi yapıların konumu ve yan duvarların dengesi birlikte ele alınır. Bu özellikler, klasik bir koruma planının sınırlarını değiştirebilir.
Çalışma arkadaşlarımla yayımladığımız Libra Flap / Central Platform Surgery makalesi, büyük ve deviye burunlarda bu karar alanına yönelik bir teknik seridir. Çalışma 77 hastalık retrospektif deneyimi aktarır. Her eğri burunda veya her revizyonda aynı tekniğin uygulanabileceği sonucu çıkarılmamalıdır. [4]
Bir hastada sırtın sürekliliğini koruyup burun ucuna destek sağlamak uygun olabilir. Başka bir hastada ucun mevcut kıkırdağından yararlanılırken sırtın belirli bir kısmı yeniden yapılandırılabilir. Planın kendi içinde tutarlı olması, kullanılan araçların aynı etiketi taşımasından daha önemlidir.
Hastaya açıklanması gereken de budur: Hangi bölüm korunacak, hangi bölüm değiştirilecek ve bu kararın nedeni ne? Teknik ayrıntıların anlamı, hastanın anatomisi ve beklentisiyle ilişkilendirildiğinde ortaya çıkar.
Bir ameliyatın hibrit olarak adlandırılması, daha kolay, risksiz veya herkes için daha uygun olduğu anlamına gelmez. Mevcut destek kaybı, deri örtüsü, septum ve önceki ameliyatlar seçenekleri sınırlandırabilir. Aynı hedefe her hastada aynı yoldan ulaşılamayabilir.
Benim için bu yaklaşımın değeri seçenekleri artırmasındadır. Cerrahi plan, yöntemin adını doğrulamaya değil, hastanın anatomik gereksinimine yanıt vermeye çalışmalıdır. Koruma ve desteğin hangi oranda birleşeceği bu nedenle bireysel olarak belirlenir.
İlgili yayınlara ve kitap bölümlerine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Araştırmaların kapsamı ve her tekniğin uygulanabilirliği hasta özelinde değerlendirilmelidir.
Barış Çakır ve Erhan Coşkun · ortak yazarlı makale
Barış Çakır · yedi ortak editörden biri; QMP
Sergio Furtado, Enrico Robotti, Antonio Sousa Vieira, Barış Çakır, Dunja Milicic · ortak yazarlı makale
Barış Çakır ve çalışma arkadaşları · ortak yazarlı makale
Burun yapınız, nefes alma yakınmalarınız ve beklentileriniz birlikte ele alınarak bir plan oluşturulur.
Structure-Preservation Yaklaşımı hakkında sık karşılaşılan sorular.
Tek bir standart işlem dizisini anlatmaz. Koruyucu ilkelerle yapısal desteklerin, hastanın anatomik gereksinimine göre birlikte kullanıldığı bir karar yaklaşımıdır.
Bu sayfada yapı ve korumayı birlikte ele alan yaklaşım için Structure-Preservation ifadesini kullanıyorum. Ortak editörü olduğum kitabın yayımlanmış adı ise “Structural Preservation Rhinoplasty”dir.
Her hastada ve her bölgede aynı ölçüde koruma mümkün olmayabilir. Korunacak bağlantılar ile değiştirilmesi gereken genişlik, eğrilik veya destek sorunları ayrı ayrı değerlendirilir.
Evet. Bir bölgedeki bütünlüğün korunması başka bir alandaki destek ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Greft gereksinimi ve kaynağı kişiye özel planlanır.
Bu anatomilere yönelik hibrit teknikler yayımlanmıştır. Ancak bir çalışmada böyle hastaların bulunması, benzer görünen her burun için aynı yöntemin uygun olduğunu göstermez.
Hayır. Büyük ve deviye burunlarla ilgili belirli bir teknik yaklaşımı ifade eder. Her koruyucu ameliyatın zorunlu aşaması veya bütün eğriliklerin ortak çözümü değildir.
Hayır. Erişim yolu ile koruma ve destek kararları birbirinden farklıdır. Açık veya kapalı yaklaşımın seçimi, planlanan düzenlemelere ve klinik değerlendirmeye bağlıdır.
Yüz ve burun analizi, hava yolu değerlendirmesi, deri ve kıkırdak özellikleri, önceki ameliyatlar ve hastanın beklentileri birlikte ele alınır. Teknik isim, bu değerlendirmeden sonra anlam kazanır.
Kişisel beklentilerinizi ve seçenekleri değerlendirmek için görüşme bilgisi alabilirsiniz.